Gözümden akan yaş gibi değil…susuzluktan bitap düşmüşken içtiğim su gibi değil…Çöle düşen bir damla yağmur suyu gibi de değil…Günlerce hatta belki yıllarca suya hasret kalmış bir bedene dokunan bir küçük su damlası hiç değil!.. Can vardı senin içinde, candan öteydi bedenime misafir oluş sebebin. Günlerce, aylarca hiçbir şeyimi esirgemeyecektim senden ya hani, işte tam da o noktada ben kendimden bile geçmişken bazen, senin için her şeyin en güzeli için çabalayacaktım ya ben…

Tarifsizdin sen, bana öylece emanet edilmiş bir kutsal ruhtu varoluşun senin. Her anne kendi dünyasında farklı ve bin bir türlü cümlelerle anlatır yavrusunu, yavrularını belki ama ne olursa olsun tek ortak nokta şudur anneler için; tüm duyguların en çoğu evlatta saklıdır. Annelik duygusunu tatmamış olsam da, bedenimde ve tarif edemediğim boyutlarda bir yerlerde anneliğin ne demek olduğunu anlar halde kendimi bulduğumdan olsa gerek, anlatırken ciğerlerime kadar iniyor nefesime sıkışan duygular.

Hüznü bir kenara bırakıp güne özel olması hevesiyle, bir kuplecik zamanla oynayıp ileri geri saralım mı miniğinizle olan duygu geçişlerinizi tekrar dansa kaldırmak için..?’ Annem’ dediğinde içinizde eriyen buz dağlarını bir düşünün hadi. Kucağınıza ilk aldığınızda onu, göz pınarlarınızdan sağanak halde boşalan gözyaşlarınızı hatırlayın biraz. Kalbinize doğru indirin gözlerinizi usulca! Aman Allahım, yerinden mi çıkacak yoksa o küçücük, kıpkırmızı et parçası:) ? Peki ya tüm damarlarınızda ılık ılık akan kanın, onun minik elleriyle size dokunduğu, size sımsıkı sarıldığı anlardaki akış hızının artışıyla coşmaya var mısınız şimdi ?

Pamuk saçlarını okşayıp süt kokusunu içine çektiğinizi, ”anne” diye size ilk kez seslenişinde anne olmanın ve hayatın anlamını yeniden keşfedin heyecanla ve o anı her hatırladığınızda. Onun için hayal ettiğiniz tüm güzel şeylerin büyüsüne kapılın korkusuzca…yapamam dediği anda bir şeyleri, ”ben varım” her an yanında diye destekleyin onları sırtını sıvazlarcasına…Hayatı boyunca onu kimsenin sizin kadar sevemeyeceği zamanlarda, kalbinizle ona kol kanat gereceğinizi bile bile izleyin gün be gün büyüdüğünü. Yaptığı seçimlerde canının yanacağını bilseniz de, kararı ona bırakın özgürce. Korkmayın düşer, acır canı, kanar yüreği diye…Düştüyse kalkar, kalktıysa yürür ve gelir size sarılıp devam eder yoluna öylece.

Gülümsemesine dünyayı sığdırmasına hayretler içinde kalarak şahitlik edin ağzınız açık ama mutluluktan dört köşe olmuş bir şekilde! Hayat hep kolay değil ya, olsun başka neler var bu halden kurtaracak demeyi öğretin koltuğunuzun altına usulca sokulup ağladığında. Her çocuk şanslı doğmuyor. Her anne çok güzel bir hayat yaşamıyor. Dünyanın gerçeklerine gözlerimizi kapatmadan bugünü, anneliği, evlat sahibi olmanın sorumluluğunu ve bilincini her daim kendi özelinizde ve can acıtmadan yaşayın, yaşatın nazikçe.

Ne sizin yavrunuza, can parçanıza sevginiz bir güne sığar ne de onun size hayranlığı, bağlılığı, sevgisi biliyorum ama bugüne şükredin sevgiyi onca karmaşanın içinde size hatırlattığı için. Çok nettir, bazı duygular ve bağlar dünya üzerindeki hiç kimseyle olan ilişkinize ve duygu yoğunluğuna benzemez. Annelik, anne olmak ve anneyle diz dize, omuz omuza ve kalp kalbe yaşayabilmekte en özel bağdır insanı yaşamaya hevesli kılan bu demde…

Taaa ilk anne karnına düştüğü ve ruhuna üflendiğinde başlar o görünmez ve kopmaz hayat bağı anneyle çocuk arasındaki. Sahip çıkın annenize. Kırmayın kalbini. Yormayın o çektiği çilelere şahit bedenini. Koklayın ellerini. Öpün yanaklarını. Sımsıkı sarılın o dünyayı bedenine sığdırmış kadına. Kendi etinden et koparıp yavrusunu büyümüş, anne olmasa da tüm canlılara şefkat besleyebilmiş, evladını kaybetmiş ya da ondan ayrı kalmış kadınları; Annesini toprağa vermiş, anne yüzü ve sevgisi görmemiş, yok sayılmış tüm evlatları unutmadan geçirin günü. Toplumsal dayatmaları boş verin de sevmenin en saf haliyle baş başa kalmayı başarabilin bugün.

Ömürleri uzun ve sağlıklı, yolları dikensiz ve engebesiz, bakışları hep huzur dolu olsun tüm annelerin, anne olmayı isteyenlerin. Gününüz kutlu olsun pamuk kalplilerim❤

Author

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir